kıbrıscık vefat edenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıbrıscık vefat edenler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2018 Pazar

Kıbrıscık Karagöl

KARAGÖL

Orman içi dinlenme yeri...

Kıbrıscık İlçesi?nin güneyinde bir hektar genişliğinde olup, oldukça derindir. Meydana gelen bir heyelan neticesinde oluşmuştur. Çevresi ormanlarla ve orman içi piknik alanları ile kaplıdır.
Güzel, havadar ve sakin bir dinlenme yeridir.


 Beypazarı- Kıbrıscık yolu üzerinde yer almakta ve Kıbrıscık İlçesine 20 km, Bolu'ya 86 km. uzaklıktadır. 10 ailenin kalabileceği büyük bir ev ve bungalov evler mevcut olup, tatil için iyi,
güzel ve sakin bir dinlenme merkezi durumundadır. Gölde alabalık bulunmaktadır.

Her yıl Mayıs ayının sonunda Kıbrıscık?lıların toplanarak kaynaşmasına neden olan geleneksel ?Karagöl Günü? de burada düzenlenmektedir. Gölün çevresi çam ormanları ile kaplıdır.

Karagöl Efsanesi...


Yukarı divan köylerinde Karagöl'ün oluşumuyla ilgili anlatılan efsaneye göre; eskiden Karagöl'ün bulunduğu yerde bir köy vardır. Bir gün bu köye, Hızır Aleyhisselam gelmiş ve köyde her eve uğrayıp yiyecek bir şeyler istemiş. Fakat onu ne eve almışlar nede yiyecek bir şey vermişler.

Son olarak köyün kenarında bulunan bir eve uğramış. Bu evde bir dul kadın çocuğu ile yaşıyormuş. Kadın ve çocuk kapıyı açıp, ne istediğini sormuşlar.

Hızır yiyecek ve içecek istemiş. Kadın ve çocuk eve davet etmişler ve karnını doyurmuşlar.
Hızır evden ayrılırken "kızım çocuğunu al ve hemen köyden uzaklaş sakın arkana da bakma" demiş ve ortadan yok olmuş.

Bunun üzerine kadın çocuğu kucağına alarak köyden ayrılmış. Karagöl'ün Deveci Köyü tarafındaki sırta çıkınca merak etmiş ve geriye dönüp bakmış ve köyün göle dönüştüğünü görmüş. Ancak geriye baktığından dolayı da kadın kucağında çocukla birlikte oracıkta taş olmuş. Çevrede yaşlılar bu tepede kadının kucağında çocuğuyla taşlaşmış şekilde gördüklerini ifade etmektedirler.



bolu kıbrıscık dağ evleri, kıbrıscık belediyesi haberleri, kıbrıscık haber, kıbrıscık karagöl,
bolu kıbrıscık kaymakamı, kıbrıscık ankara, bolu kıbrıscık nüfusu
kıbrıscık vefat edenler




KAYNAK: www.kibriscik.bel.tr

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Kıbrıscık Yaylalar


Kıbrıscık’ ta yaylalar ve yaylacılık çok eskilere dayanmaktadır. Yaylalar insanların yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve dinlenmek için oluşturdukları yerleşim merkezleridir. Kıbrıscık yaylalarının büyük bir bölümü Köroğlu zirvesi eteklerinde toplanmıştır.


Kıbrıscık’ ta yaylalar ve yaylacılık çok eskilere dayanmaktadır. Yaylalar insanların yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve dinlenmek için oluşturdukları yerleşim merkezleridir. Kıbrıscık yaylalarının büyük bir bölümü Köroğlu zirvesi eteklerinde toplanmıştır. Eskiden Polatlı, Haymana, Sivrihisar bölgelerinden gelen Türkmenler bu yerleşim birimlerinden bazılarını oluşturmuşlar ve sonra Kıbrıscık yöresindeki köyleri kurmuşlardır. Bazı yaylalar hala bu yörelerin isimlerini taşımaktadır.

Kıbrıscık yaylaları doğal güzellikleri, geniş otlakları, etrafında çam ormanları, buz gibi soğuk su kaynakları ile görülmeye değer yerlerdir. Soğuk su kaynaklarının oluşturduğu derelerde mercan, alabalık vb. balıklar bulunur. Bugün bir kısmı boş olan yayla evlerinde kiralanarak konaklama imkanı vardır.

Mimari yapı yöresel ve ilginçtir. Evlerin duvarları ağaçtan yapılmış olup, çivi kullanılmamıştır. Ağaçların baş kısımlarına kerti açılarak, birbirine geçirilip üst üste yığılması ile yapılmıştır. Çatılar elde yapılma tahtalarla kapatılmıştır. Evler genellikle tek odalıdır. Çift odalı evlerde sütlük denilen ikinci oda vardır. Odanın bir köşesinde ocak(şömine) bulunur. Ocakta odunun ateşi ile ısınılır. Yemekler de odun ateşinde pişirilir. Evlerin aydınlanması çıra ateşi ile sağlanır. Evin bir köşesinde süt makinası ile yağ ve peynir fıçılarının bulunduğu sütlük yer almaktadır.

Yaylaların temiz havası, soğuk suları, çiçek dolu kırları en önemli özellikleri arasındadır. İnsanı dinlendiren bol oksijenli bir havası vardır. Yoğurt, süt, ayran ve yağında binbir türlü çiçek kokusu vardır. Taze kuzu eti ile yapılan ızgaralarına doyum olmaz. Yayla fırınlarında yapılan yayla ekmekleri son derece leziz olmaktadır.

Yaylalarda günlük yaşam hayvancılıkla ilgilidir. Erkekler genellikle davar (koyun,keçi) ardında çobanlık yapar. Kadınlar günlük ev işlerini bitirdikten sonra gruplar halinde oturur sohbet ederler. Köyde bütün çocuklar yaylaya gider. Yaylalarda çocuk oyunları çok canlıdır. Ağaçtan yapılan çevirge denilen aletler arakes, ayıcı gibi oyunlar bunların bazılarıdır.

Yayla sonuna doğru köy gençleri (kız,erkek) köyde hasat işlerini bitirdikten sonra toplu olarak yaylaya çıkarlar. Bu gidişlerde yöre kıyafetlerinin en güzeli giyilir. Yaylada kırlara çıkılarak piknik yapılır. Kavallar çalınır, maniler ve türküler söylenir. Kısacası coşkulu bir şekilde eğlenilir.

Yaylanın son günlerinde yaylada bütün fırınlar ateşlenir. Komşular toplanarak sütle yoğurulan hamurdan yayla ekmekleri yapılır. Yapılan bu ekmekler şekil ve durumlarına göre isimler alırlar.sütlü çörek, katmerli, somun gibi isimler verilir. Kış için pişirilen yayla kuruları büyük bir özenle yapılır. Bu kuruların simit şeklinde olanına halka, diğer şekilde olanlarına kürül adı verilir.

Bu yaylalarda konuk olanlar burada yaşadıklarını ömürleri boyunca unutamazlar.

KAYNAK: www.kibriscik.bel.tr

10 Mayıs 2013 Cuma

Kıbrıscık Tarihçe

 Kıbrısıcık Adı

Kıbrıscık İlçesi'ne ait ilk bulgular M.S. 100. yıla kadar uzanmaktadır. W.M. Ramsey'e ve tarihçi Plinius'un yol haritasına göre, ilçe ilkçağda Siberis denen ırmağı (şimdiki adı Aladağ çayı) oluşturan kollardan Uludere'nin kenarında yer almaktadır. Siberis adının bir diğer söyleniş biçimi Kyberis'tir. Kuwa yada Suwa ön takısı (Hitit) dilinde "İyi, güzel, kutlu, kutsal" anlamına gelir. Siberis (Kyberis) kelime olarak, "Kutsal gürsu" demektir. Buradan yola çıkarak Kıbrıscık adının da Kyberis'den geldiğini söylemek mümkündür.

Başka bir rivayete göre,Orta Asya'dan Şonguryum denilen bölgeden Kara Tatarlar göçle gelip Kayseri civarına yerleşmişlerdir. 1402 Ankara Savaşından önce Yıldırım Beyazıt Kara Tatarların gençlerini ordusuna katmıştır.Ankara Savaşında Timur ile Yıldırım Beyazıt arasındaki mücadelede hangi tarafta savaşacakları konusunda kararsız kalmışlardır. Timur’un ordusunda bulunanların kendi dil ve göreneklerine yakın olduğunu görürler ve Timur tarafına geçerler. Savaş sonunda Timur, Kara Tatarlardan Karadoğan Bey'e ve çevresindekilere Bolu'nun güneyini verir. Kara Tatarlar Kıbrıscık ve çevresine yerleşirler. Daha sonra Karadoğan Bey 40 kişilik bir asker grubuyla Bolu'ya gelerek Timur'un hazinesine göz diker. Bunu Timur fark eder. Kıbrıscık'a çekilen Karadoğan Bey, Timur'un tehditlerine karşı "Kır bizni ketmeyiz" der. Bu sözden dolayı ilçe Kıbrısçık adını alır. İlçe Merkezine de Karadoğan adı verilir.

Kurtuluş Savaşında Kıbrıscık

Milli Mücadele yıllarında T.B.M.M Hükümetine karşı 13 Nisan-31 Mayıs 1920 tarihleri arasında gerçekleşen Düzce ve Bolu ayaklanmalarında, isyanları bastırmak için görevlendirilen Arif Bey kumandasındaki Kuvay-ı Milliye birlikleri, Beypazarı çevresinde, güneybatıdan gelen isyancıları yenilgiye uğratmıştır. Kıbrıscık çevresine gelen Arif Bey komutasındaki birlikler buradan güç alarak kuzeye doğru yürümüş ve buralarda bulunan isyancıları temizleyerek Ilıca (Karacasu) tarafından Bolu’ya girmişlerdir. İsyancılar Bolu’da tutuklanarak Hıyanet-i Vataniye Kanunu uygulanmıştır. (M. Zekai Konrapa Bolu Tarihi)
Yine arşivlerden edindiğimiz bilgiler ışığında, daha sonra Düzce’den yetişen İstanbul Hükümeti kuvvetleri ile Kuvay-i Milliye kuvvetleri arasında sabahtan akşama kadar devam eden kanlı savaşlar sonucu Mutasarrıf Vekili İhsan Bey ve 13 arkadaşının öldürüldüğünü, Bolu evlerinin yağmalandığını ve Arif Bey’in yanında kalan birliklerle Bolu yöresinde en güvenilir yer olan Kıbrıscık istikametinde geriye çekilmek zorunda kaldığını görmekteyiz.

Kuvay-i Milliye Kumandanı Arif Bey 24 Mayıs 1920 tarihinde Kıbrıscık ve çevresinden topladığı birliklerle tekrar Bolu üzerine yürümüştür. Mudurnu üzerinden hareket eden Rafet ve Nazım Bey kumandasındaki güçlere yardım ederek Bolu’da isyanın bastırılmasını sağlamıştır.



Resim yazısı ekle

Bu tarihlerde isyancılardan kaçabilen ve çeşitli yörelerden gelen asker kaçaklarının oluşturduğu çeteler, Köroğlu dağlarında T.B.M.M. hükümeti için tehlike arzetmiştir. 25 Temmuz 1921 yılında Bolu maarif müdürü Sivaslı Zülküf Bey’in Bolu’dan ayrılarak Kıbrıscık üzerinden Ankara’ya giderken, Kıbrıscık yaylalarından çeteler tarafından feci şekilde öldürüldüğü bilinmektedir. Yöredeki tehlikeyi gören Mustafa Kemal Paşa, bu bölgeyi iyi tanıyan Kıbrıscık’lı Teğmen Ali Rıza Bey’i (Tekemen) sukuneti sağlamakla görevlendirmiştir. Ali Rıza Bey Kıbrıscık ve Seben çevresindeki başta Hakkı Çavuş çetesi olmak üzere bir çok çeteyi yok etmiştir. Seben’de görev yaptığı dönemde toplanan cephane erzak Kıbrıscık’lı kadınlar tarafından Eskişehir’e oradan da Kütahya’ya taşınmıştır. Bu çetelerin bölgeden temizlenmesinde adı geçen Ali Rıza TEKEMEN, Kıbrıscık Bölücekkaya Köyü doğumlu olup, ilçenin yetiştirdiği ender şahsiyetlerden birisidir. Bu gün Bolu’nun Hükümet konağı ve Askerlik Şubesi arasındaki caddeye ismi verilmiş bulunmaktadır.

Bu bilgiler ışığında Kıbrıscık halkının milli mücadeleye verdiği destekle Cumhuriyete bağlılığının 1920’li yıllara kadar uzandığı görülmektedir.

Kıbrıscık, bunlar dışında Kurtuluş Savaşı’na da aktif destek vermiştir. Beypazarı ve Ankara’dan yapılan sevklerle doğu cepsine olduğu kadar batı cephesine de pek çok asker göndermiştir.

Osmanlı Döneminde

A- OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİ ÖNCESİ KIBRISCIK

Kıbrıscık ilçesine ait ilk bulgular M.S .100. yıla kadar uzanmaktadır. W.M.Ramsey’e ve tarihçi Plinius’un yol haritasına göre, ilçe ilkçağda Siberis denen ırmağı (şimdiki adıyla Aladağ Çayı) oluşturan kollardan Uludere’ nin kenarında yer almaktadır. Siberis adının bir diğer söyleniş biçimi Kyberis’tir. Kuwa yada Suwa ön takısı (Hitit) dilinde “İyi, güzel, kutlu, kutsal” anlamına gelir. Siberis (Kyberis) kelime olarak “Kutsal gürsü” demektir. Buradan yola çıkarak Kıbrıscık adının da Kyberis’den geldiğini söylemek mümkündür.

İlçedeki eski yerleşim yerlerinde yapılan incelemelerde, Sarma denilen bölgede bulunan, şu anda Bolu müzesinde muhafaza edilen sikkelerin Roma dönemi İmparator Büyük Konstantin’e (M.S.307-337) ait olduğu belirlenmiştir. İlçe çevresinde Sarma’ya benzer yerleşim yerlerinin de olduğu tespit edilmiştir.

Uludere’nin Belen Köyü mevkiindeki dik yamaçta bulunan Kaleönü (Elliönü) mağaralarında kayaya oyulmuş üç nefli sıvalı, mezar bölmesi ihtiva eden küçük bir kaya şapeli, ayrıca kayaya oyulmak suretiyle yapılmış birinden diğerine geçilebilen 3-4 hücreden oluşan muhtemelen keşiş odaları ve yine kayayla oyulmak suretiyle yapılmış mezar odası yer almaktadır. Bu mağaralarla ilgili bu bulgular Bizans dönemine ait bir kaya manastırı olduğunu göstermektedir. Ayrıca, Belen Köyü Çukur Mahallesi’nde birisi sarnıçlı olmak üzere iki adet su havuzlu (yalaklı) çeşme yer almaktadır. Duvarları gayrı muntazam kesme taşlardan yapılmış olan çeşmelerde kullanılan kireç harcı ve çevredeki mezarların yapıları buranın Bizans devrine ait olduğunu belgelemektedir.

Yine Uludere’ye bakan dik yamaçta bulunan Alcının Kayası denilen mevkide ise, kayaya oyulmuş kaya sığınakları bulunmaktadır. Bu sığınakların Seben ilçesi Muslar mahallesi, Alpagut Köyü, Çeltikderesi kaya sığınaklarıyla büyük benzerlik gösterdiği anlaşılmıştır. Dik yamaçlara yapılmış olan bu sığınakların M.S.7. ve 9. yüzyıllar arası Orta ve Kuzey Anadolu’daki Arap-Bizans mücadelesi sırasında bu bölgede yerleşik Bizans halkı tarafından korunma amaçlı kullanılmış olması muhtemeldir.Bütün bu bilgiler ışığında, Kıbrıscık yöresinde Roma ve Bizans dönemlerinde çeşitli yerleşim bölgeleri olduğu kesin olarak bilinmektedir.

B- OSMANLI DEVLETİ DÖNEMİNDE KIBRISCIK

Kesin bilgi olmamakla birlikte Kıbrıscık’ın Osmanlı Devleti’ne katılışının Bolu ile birlikte olduğu sanılmaktadır. Bu dönemde ilçeye yoğun bir Türkmen yerleşiminin olduğu da bir gerçektir. Osmanlı devleti döneminde İç Anadolu’da Konya, Afyon, Eskişehir, Haymana, Polatlı çevresinden Köroğlu Dağlarına uzanan Tümken göç hareketlerinin içinde bulunmuştur. Ankara Savaşında yer alan Karadoğan Bey Anadolu Birliğinin dağılması nedeniyle Timur istilasından korunmak için bu bölgeye gelerek yerleşir. Bundan dolayı ilçe merkezi Karadoğan adını alır.
16. yüzyıl ve sonrasındaki Osmanlı salname ve kayıtlarına göre ise, Bolu Sancağı’na bağlı bir kaza olarak yer alan ve adı da “Kıbrus” olarak geçen bu ilçe, eski bir yerleşim yeri olup, iki köy Kızık adıyla bir köy de Yuva (Yıva) adıyla, vergi nüfusları ise Kızık (74), Kızık (11), Yuva (18) vergi nüfusuna sahiptir. Bu bilgiler Kıbrıscık’ta Oğuz Türklerinin (Türkmenlerin) varlığının çok eskilere uzandığını göstermektedir. Bu gün bu Oğuz Boyları isimleri, coğrafi yer adları ve gelenekleri ile ilçe ve köylerinde yaşamaktadır. Üçüncü Selim Dönemi ortalarına doğru Kıbrıscık Bolu’ya bağlı bir nahiye durumundadır. Bu dönemde Bolu mütesellimi olan “Seyfoğlu” nun zulmü ve baskısı yüzünden bu haksızlığa dayanamayan Kıbrıscık halkı Bolu’ya inerek “Sayara sayara” sesleriyle ayaklanma başlatmıştır. Bunun sonucunda Seyfoğlu görevden alınmış yerine Hüsrev Paşa atanmıştır. (Zekai Konurapa, Bolu Tarihi ) 1811’de Bolu Mutasarrıflığına bağlı 19 voyvodalıktan biridir. Bu dönemde Kıbrıscığın Ayanlarca iyi yönetildiği anlaşılıyor.

Osmanlı 1800 yıllarda Osmanlı-Rus savaşları sonucunda Kırım’dan gelen bir grup Kırgızların ilçede yerleştiği yapılan araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır.

1869 yılına kadar Bolu Sancağı’ na bağlı bir nahiye durumunda olan Kıbrıscık,1285 (1869) Bolu Salnamesinde belirtilen 31 kazadan birisidir. Bu durumda Kıbrıscık’ın bu tarihte kaza olduğunu anlıyoruz.

1908 İkinci Meşrutiyetten sonra Bolu müstakil bir Mutasarrıflık haline geldi. İlk kez 1908 ‘de bolu’nun mutasarrıflık olması ile birlikte bucak teşkilatı kuruldu. 1334 (1918) Bolu Salnamesi’ne göre Kıbrıscık Bolu’ya bağlı bir bucak durumundadır. İlk Bucak Müdürü de Faik Şahap Bey’dir. 

C- CUMHURİYET DÖNEMİNDE KIBRISCIK

Kıbrıscık 1923’de Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte Bolu’ya bağlı bir bucak durumundadır. Bu yıllarda ki nüfusun 1312 hanede, 3716’sı kadın, 3441’i erkek olmak üzere toplam 7137 olduğu bilinmektedir. Halk geçimini Cumhuriyetten önce olduğu gibi hayvancılıkla sağlamaya devam etmiştir.
1930 yılına kadar ulaşım hayvanlarla patika yollardan sağlanmıştır. Bu tarihten sonra yol yapım çalışmaları başlamıştır.
İlçe 1946 yılına kadar Bolu’ya bağlı bir bucak durumunda iken, Seben’in ilçe olması ile buraya bağlanmıştır. 27 Haziran 1957’de, 7033 sayılı yasayla 1 merkez mahalle ve 22 köyden oluşan ve Bolu’ya bağlı bir ilçe olmuştur. Cumhuriyetten günümüze, ilçe yapısında pek çok değişiklikler görülmektedir..

Kaynak: Kıbrıscık Kaymakamlığı     www.kibriscik.gov.tr

Kıbrıscık

Bolu Kıbrıscık İlçesi, Kıbrısçık



Kıbrıscık

Kıbrıscık ismi 1960'lı yılları anlatan Hatırla Sevgili adlı dizide de geçmiştir. Dizide Ahmet, aşık olduğu Yasemin'i unutmak için Kıbrıscık'a Kaymakam vekili olarak gitmiş ve uzun bir süre burada kalmıştır.